Azerbaycan’daki başörtüsü yasakları Ankara’da protesto edildi

HABER: ZİYA GÜNDÜZ
Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu mensubu İslami kuruluşlar, Azerbaycan’daki okullarda süren başörtüsü yasaklarını protesto etti.
Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçiliği önüne giden platform mensupları, “Hicaba Azatlık”, “İnanca Saygı, Başörtüsüne Özgürlük” pankartlarını açtı.
Grup, burada “Azeri kardeşim yalnız değilsin”, “Hicaba azatlık”, “Bin yıl dediler, işte burdayız”, “Eğitim hakkı engellenemez”, “Zulme karşı omuz omuza” sloganlarını attı.
“Azerbaycan küresel emperyalizmin eliyle zulmediyor”

Daha sonra açıklama yapan Asma Köprü Uluslararası Öğrenci Derneği Genel Başkanı Hanefi Sinan, güvenlik nedeniyle Azerbaycan Büyükelçiliğine bir kilometre ötede eylem yapmak zorunda kaldıklarını, bunun Türkiye’de de inanç özgürlüğü noktasında bazı şeylerin hala aşılmadığını gösterdiğini söyledi.
Bugün Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü kutlamalarının olduğunu bildiren Sinan, “Azerbaycan, geçmişteki komünist rejimlerin baskısından kurtulduğunu iddia ediyor. Ancak geldiğimiz noktada küresel emperyalizmin eliyle tekrar inanca dair baskı ve zulüm ve yasakları uygulamaya başladı. Bu tavrın bağımsızlıkla paralel olması düşünülemez. Geçmişte Rusya’nın baskısıyla yapılan zulüm, bugün siyonizmin ve emperyalizmin baskısıyla yapılan bir zulme dönüştü. Bu fotoğraf bağımsızlık fotoğrafı olamaz. Azerbaycan Büyükelçiliğine bir kilometre uzakta olsak da Azerbaycan devletine 2 bin kilometre uzakta olsak da sesimizi her platformda onlara duyurmaya devam edeceğiz.” dedi.

“Başörtüsü Allah’ın emridir, kimsenin bunu engellemeye gücü yetmez”
Özgür-Der Ankara Şubesi Yasemin Öğüt de Azerbaycan’daki okullarda başörtüsü yasaklarının devam ettiğini anımsatarak, şunları kaydetti:
“Bu tablo bize ne kadar tanıdık değil mi? 28 yıl önce Türkiye’de bir kesim laiklik ve çağdaşlık adına başörtüsü yasakları uyguladı. Okullarda, üniversitelerde, kamusal alanda başörtüsüne yönelik bir zulüm başladı. Örtülerinden dolayı Müslüman kadınlara baskı uygulandı. Birçok acı yaşandı. Hayatlar darmadağın oldu. Ancak, 28 Şubat’ın failleri umduklarını bulamadı. “Bin yıl sürecek” dedikleri bu devran dönmedi. Şimdi aynı senaryo Azerbaycan’da devreye sokuluyor. Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesini kabul etmiyoruz. Başörtüsü inancımızın gereğidir, Allah’ın emridir. Hiç kimsenin bunu engellemeye gücü yetmez. Bu yüzden Azerbaycan yönetiminin bu yanlıştan dönmesini bekliyoruz.”
“Başörtüsü kadınlar için kimliklerinin önemli bir parçasıdır”
Daha sonra platform adına basın açıklaması yapan MAZLUMDER Üyesi Esra Özer Duru, Azerbaycan’da ortaöğretim kurumlarında uygulamaya konulan kıyafet düzenlemesi nedeniyle başörtülü öğrenci ve öğretmenlerin okullara girişlerinin fiilen engellendiğine ilişkin görüntülerin kamuoyunda derin üzüntüye yol açtığını belirtti.
Okul kapılarında bekletilen, gözyaşları içinde eğitim hakkını arayan çocukların yaşadıklarının meselenin yalnızca bir kıyafet düzenlemesi olarak görülemeyeceğini açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Duru, “Burada söz konusu olan, çocukların eğitim hakkı ile insanların inançlarını özgürce yaşama hakkıdır.” diye konuştu.
Başörtüsünün hiç kimsenin dostlarını, düşmanlarını belirlemek için kullanabileceği bir oyuncak olmadığının altını çizen Duru, şöyle devam etti:
“Başörtüsü, onu tercih eden kadınlar için yalnızca bir kıyafet değil, inançlarının ve kimliklerinin önemli bir parçasıdır. Bu nedenle başörtüsüne yönelik yasak ve baskılar, kişilerin kendilerini ifade etme özgürlüğünü de zedelemektedir. Hiç kimse başkasının ne giyeceğini kendi kişisel tasarrufuyla belirleme, insanları inançları ve kıyafetleri nedeniyle eğitimden, çalışmaktan veya toplumsal hayata katılmaktan mahrum bırakma hakkına sahip değildir.
Başörtüsü, siyasi hesapların ya da güç mücadelelerinin aracı haline getirilemez.”

“Başörtüsü yasağının son bulması gerekir”
Başörtüsü yasağını Azerbaycan ile Türkiye arasına nifak sokan bir mesele olarak nitelemek yerine, yaşanan mağduriyeti ortadan kaldırmaya odaklanmak gerektiğini dile getiren Duru, “Bu uygulamanın iki ülke arasında bir ayrışma konusu hâline gelmesini önlemenin yolu, yasağın sürdürülmesi değil, insanların temel hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınmasıdır. Devletlerin görevi insanları tek bir kalıba sokmak değil, farklılıklarıyla birlikte herkesin haklarını korumaktır. Okullar da çocukların inançları ve kıyafetleri nedeniyle dışlandığı yerler değil, bilgi, ahlak, karşılıklı saygı ve özgürlük bilinci kazandıkları mekânlar olmalıdır.” diye konuştu.
Azerbaycanlı kardeşlerin hak ve özgürlük taleplerinin yanında olduklarını vurgulayan Duru, “Azerbaycan makamlarını başörtüsü nedeniyle öğrencilerin eğitim kurumlarına erişimini engelleyen uygulamalara son vermeye, çocukların eğitim hakkını ve herkesin inanç özgürlüğünü güvence altına almaya çağırıyoruz. Bu yasağı kaldırmak vicdani bir borç olmakla birlikte hukuka saygının gereğidir.” ifadelerini kullandı.
